Doğal Hayat Danışmanlığı

Zeynep Hanım sizi tanıyabilir miyiz? Yirmi yıldır tecrübe ettiğiniz konulara ilginiz nasıl başladı?

Aslen Bayburtluyum. Bu konulara ilgim Aile geleneği ve genetiğinden geliyor diyebilirim. Benim ilham kaynağım rahmetli Babaannem olmuştur.

Ondan aldığım ilham ve icazetle bu konularla ilgilenmeye başladım. Rahmetli ebeydi aynı zamanda geleneksel şifa yöntemlerine (otacılık kupa masaj hacamat kırık çıkık) vakıf, bu konularla ilgili kadim bilgilere sahip ruhu her daim diri olan Anadolu’nun şifacı kadınlarından biriydi. Özellikle Şifalı bitkileri çok iyi tanır neye iyi geldiklerini bilir ve etkili uygulamalarda bulunurdu. Onlarla farklı bir bağının olması benim hep dikkatimi çekmiştir. Babaannem, aile geleneğimizde olan bu özelliği devam ettirmemi lise yıllarımda salık vermişti . Daha sonra yaşadığım deneyimler, hastalıklar, iyileşme , insanın şifa arayışı, insanın şifayı keşfetme yolculuğu, geleneksel şifa yöntemleri konularında araştırmalar ve ardından çeşitli vakıf ve kuruluşlardan eğitimler aldım.

2000 yılında yollarımız Herbil şifalı bitkilerle kesişti ve Mahmut Başak’la Türkiye’de ilk diyebileceğimiz başta Moral FM olmak üzere çeşitli radyo ve TV kanallarında (Marmara FM, Meltem Radyo, Medya FM, Radyo Çağ, Cem Radyo, Yön FM, Meltem TV, Hilal TV) programlar yaptım.

Uzun yıllar Radyo TV programları yaptınız sizin programlarınızın adeta mottosu olan “Doğru Bilgi Doğru Bitki Doğru Kullanım’’ konularından biraz bahsedebilir misiniz?

Sizin de belirttiğiniz gibi aralıksız on yıl boyunca özellikle Moral FM de her hafta canlı yayın programlar yaptık. Radyo benim için adeta bir okuldu. Her şeyden önce yaptığım programlarda ki amaç toplumun doğru bilgilendirilmesi geleneksel şifa yöntemlerinden bilinçli yararlanılması konusunda farkındalık kazandırmaktı.

Doğru beslenme, Türkiye florasında yetişen bitkilerin tanıtımı, kişinin sorumluluk alması, sağlığını yönetebilme becerisini kazanması, kendi kendine yardım edebilme becerisi ve eğer kişi isterse bu konularla ilgili destek alabileceğinin bilgisini kazandırmaktı.

Bitki çaylarının koruyucu ve önleyici özelliklerini anlatarak dinleyicide bir bilinç oluşturmaya çalışıyorduk. Ülkemiz tıbbi aromatik bitkiler bakımından çok zengin olmasına rağmen yeteri kadar yararlanamıyoruz. Esasında bitkilere ve bir çok yönteme uzak değiliz sorun bilgi sahibi olmadan gelişi güzel ve abartılı beklentilerle yararlanmaya çalışmamız.

Programlarda önce “DOĞRU BİLGİ” dememizin nedeni bu işin bir usulü vardır. Usul asla tabidir, asılda usule tabidir. Usulüne uygun yararlanırsa ancak fayda görebiliriz bu yüzden programlarda zaman zaman dinleyiciye kaynakça eserleri gelenekte nasıl bir yol takip edilmiş buna dair okumalar yapıyordum. Kişinin bedenin bilgisi, ruhunun bilgisi, hastalığın bilgisi, beslenme bilgisi, hatta bu sorunu neden yaşadığının bilgisi, doktor tarafından uygulanan tedavinin bilgisi, kullandığı ilaçların bilgisi, daha bir çok başlık sayabiliriz.

Doğru bilgi kısmı bu işin temeli diyebiliriz.

Yine bitki kullanımında önemli bir ayrıntı olan “DOGRU BİTKİ” kullanılacak bitkilerin kısımları (kök yaprak çiçek) bitkinin toplanma zamanı, kurutulması, muhafaza edilmesi konularında dinleyiciyi aydınlatıyorduk. Son aşama olarak “ DOĞRU KULLANIM” her şey den önce kullanılacak bitki ve kullanım şekli kişiye özel olması gerekir.

Bugünden o günlere baktığımda yaptığımız programların dinleyiciyle etkileşim gücü yüksek çalışmalar olduğunu görüyorum şükürler olsun. Öyle ki dinleyici sadece dinlemekte kalmıyor paylaşılan bilgiyi hayata geçirerek yaşadıkları tecrübeleri bizzat canlı yayında paylaşmak istiyordu. Bu onların başarısıydı bilginin bilince dönüşmüş haliydi ve de halleriydi benim için de harika paha biçilmez bir tecrübeydi.

Gerek bu konuların ilk defa radyo ve TV'de gündeme getirerek toplumda farkındalık kazandırmış olmamız, gerek yaptığımız bu programlar sayesinde geleneksel şifa yöntemleriyle ilgili tabuların yıkılmasına, kişilerin sağlıkları konusunda sorumluluk alarak sağlıkları ile ilgili bir başkasından beklentiye girmeden sağlıklarını yönetebilme becerisini kazanarak, sağlıkları üzerinde destekleyici ve tamamlayıcı olarak söz sahibi olmalarına dair tecrübeler yaşamaları bu programların bir çıktısı olarak görmek mutluluk vericiydi. O yıllar da kurduğumuz bağlar hala devam ediyor.

Günümüzde doğal hayata bir yöneliş görmekteyiz neredeyse her sorunun çaresi şifanın adresi olarak doğal hayat gösteriliyor bu konuyla ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Evet şifaya giden yol doğal yaşamdan geçiyor olabilir fakat bizim doğal hayatı çok doğru anlayıp yaşayabildiğimiz söylenemez doğal hayattan anladığımız sadece beslenme tarafını her şeyin organiğini tüketmek olarak algılıyoruz. Oysaki doğal hayat bir duruştur, bir farkındalığın davranışıdır, verilmiş bir karardır ve kararlılıktır, dolayısıyla hayatınızın her alanında yaşayan bir felsefedir. Bunlarla neyi kastediyorum hayatın her alanında her koşulda doğal hayatı hissetmeniz ve tabiata karşı olan sorumluluğunuzu hatırlamanız ona göre davranmanızdır.

Her şeyden önce az tüketmelisiniz ihtiyacınızdan fazla alışveriş yapmamalısınız, çok zorunlu olmadıkça özel aracınızı kullanmamalısınız, evlerimizde kimyasal içerikli deterjanlar kullanmamalısınız. Suyu elektriği tasarruflu kullanmalısınız çevre bilincimiz vs. şifa sadece yediğim şeylerin organik olmasına dikkat edeyim bir iki de bitki çayı içeyim yaşadığım sorundan kurtulayım bir an önce sağlığıma kavuşayım keşke bu kadar kolay olsaydı tam da bu noktada sorunu yaşayan kişi olarak tabiatla olan ilişkiniz devreye giriyor, havayı suyu toprağı ve bedeninizi ne kadar kirlettiğiniz veya kirletmediğiniz bütün bu bahsettiklerim tüketme alışkanlıklarımızla bağlantılı ve dolayısıyla bir hak ediş oluşturup oluşturmadığımızla ilgili.

Danışanlarıma hep söylediğim bir şey vardır şifalanmak için bir şeyler içmek için acele etme o kısım işin en son kısmı, öncelikle iyi olma halini zihninde başlat çünkü farkındalık kazanmış zihinler fark yaratır.

Esasında doğal hayatı ilk olarak düşüncelerde başlatarak şu an ki hayatımızda orijinal ayarlarımıza dönmeyi amaçlamalıyız. Doğal hayat, hayatımda ne fazla ne eksik sorgulamasını yapmaktır.

Şifaya ulaşmak emek ister, zaman ister, bilgilenmek bilinçlenmek ister, kısaca bir süreci gerektirir. Bu süreçlerin hepsi tabiatla olan bağınızdan geçiyor. Gelin bunun sağlamasını yapalım bir gün geliyor bir sorunla karşılaştığınızda iyileşmek için bunda böyle doğal besleneceksin, temiz hava soluyacaksınız, açık havada spor yapacaksınız vs . deniliyor buyurun bütün yollar tabiatla olan bağınıza çıkıyor.

Kısaca her şeyde önce bir sağlık felsefenizin olması gerekiyor. Bu sağlık felsefenizin içerisinde sağlıklı olma halini koruyabilmek veya sağlığı yeniden kazanabilmek için nasıl bir yol takip etmeliyim yaralanabileceğim bir yöntem var mı? Her şeyden önce tabiattan yardım alarak onunla yeniden bağ kurarak, zihinsel ruhsal fiziksel olarak iyi olma halini, sağlıklı olma halini, huzurlu olma halini gerçekleştirebiliriz. Bütün mesele kendi içimizdeki iyileşebilme gücüyle tabiatın iyileştirici gücüyle olan bağımızı kurabilmekte.

Doğal yaşam danışmanlığının yanısıra Birey, Çocuk, Aile danışmanlığıda yapıyorsunuz bu alanda nasıl farklı bir yaklaşımınız var?

Danışmanlık dediğimiz çalışmalar sosyal hizmet perspektifiyle sosyal çalışmacı sorumluluğuyla bütünleyici olarak yapıldığında amacına ulaşmış oluyor.

Bir çok meslek insanın tek bir boyutuna yoğunlaşır. Sağlıkçılar fiziksel iyiliği ile ilgilenirler, psikolog ve psikiyatristler bilişsel duygusal süreci ile ilgili olurlar. Diğer taraftan sosyal hizmet, meslekler arasında ayrıcalıklı bir yere sahiptir zira o insanla bir bütün olarak biyolojik, psikolojik, sosyal ve ruhsal olarak ilgilenmektedir.

Yirmi yıllık tecrübenin öğrettiği şey kendine dair her boyutta öz farkındalık oluşturmak olduğunu gördüm. Bu farkındalık ruhsal bedensel zihinsel boyutta aynı anda olduğunda şifalanma gerçekleşmiş oluyor.

Danışmanlık, danışanların hem sorunlarına hem de güçlü yanlarına odaklanmanın yanı sıra sürece eşlik etmektir. İnsan ve toplumun değişimine ve gelişimine katkı sağlayacak, farkındalık oluşturarak bireyin şifasının yanı sıra toplumun şifasına da hizmet edecek çalışmalar içerisinde olmaya gayret ediyoruz.

Zeynep GÜN